20160-Vadistanbul Dergi - page 25

25
“Ya Bu İşler Ne” biraz dans müziğine
kaymıştı, “Öyle Kolaysa”da tatlı bir
efkar var… Nereye gidiyor bu yol?
Valla ben de bilmiyorum (gülüyor.)
Birkaç yıldır ritimlere olan ilgim arttı.
Hareketli veya balad olsun, yazdığım
şarkıları da bu yönde kurgulamaya
başladım. “Ya Bu İşler Ne” ve “Öyle
Kolaysa” iki bambaşka şarkı gibi
görünseler de ortak yönleri çok
aslında. Belki eskiye göre daha
sade lirikler söz konusu. Daha da
sadeleşmek, daha saf olana ulaşmak
istiyorum. Yeni albüm de biraz bu
hislerde.
Yeni albümün “Maya”dan nasıl bir
ses yükseliyor?
“Maya”yı yeni bir dönemin
başlangıcı olarak görüyorum. Anadolu
ezgilerini synth’le ve elektronik
dünyayla birleştirdiğim, ritmin
önemli bir yer kapladığı, şu anki ana
akım Türk müziği adına yenilikçi
denebilecek bir albüm. Kendimi biraz
daha sakinleşmiş, topraklanmış,
burayla daha bütünleşmiş
hissediyorum. Yıllardır çıktığım
Anadolu turnelerinin, özellikle de
doğu şehirlerinde geçirdiğim zamanın
bundaki etkisi büyük.
20 yeni beste yayınlıyorum. Sıla’yla
ortak bestelerimizden biri de yer alıyor.
Şarkıcılıktan çok bir anlatıcılık var
senin şarkılarında ve eğlenceli bir
şey söylüyor olsan da hüzün hali
hakim. Gündelik hayatta melankolik
biri misin?
Ruh halim değişken. Nerede
olduğum da buna bağlı olarak habire
değişmekte. Anda kalmaya gayret
ediyorum ama bu bazen çok zor.
‘Carpe diem’ ruhu da bir yere kadar.
Geçmişe takıntılı, melankolik bir
tarafım kesinlikle var. Onu anlamak,
hafifletmek için baya çabalıyorum.
Meditasyon ve benzeri şeyler iyi
geliyor. Bütün bunlar şarkılara
yansıyor olmalı bir şekilde. Yani evet,
tabi ki yansıyor, çünkü söyleyerek,
anlatarak iyileşeceğime inanmışım bir
kere… Şarkılar da bunun aracı. Şimdilik.
Sahnede bütün bu sakinliğin gidiyor
bambaşka biri oluyorsun. Seninle
eğlenen onca insanı bırakıp eve
gidince uyumak için baya vakte
ihtiyacın olmalı… 
Sahne bambaşka bir yer. Yüksek
duyguların yeri. Orada kılıktan kılığa
girmek, bir halden bir başkasına
geçmek güzel. Yüzlerce insanın aynı
anda şarkınıza eşlik ediyor oluşu çok
büyülü. Elbette yorucu tarafları da
var. Onca enerjiyi sırtlanıyorsun ister
istemez. Sonra bunlardan arınmak,
Diğer bütün şarkıları ben yazdım.
Etrafımdaki herkes “deli misin? 2
CD’lik albüm yapılır mı bu devirde?”
diyor. Ama üretmeyi, ürettiklerimi
paylaşmayı seviyorum ben.
Özellikle saygı albümlerinde
söylemiş olmak için yapılan
şarkılar bir hayli fazla. Sen şarkısını
söylediğin birine hayran gibi
yaklaşıyorsun sanki, haklı mıyım? O
derece özeniyorsun…
Hep hayranı olduğum sanatçıların
eserlerini seslendirmek kısmet oldu
gerçekten de. Sezen Aksu, Yıldız
Tilbe, Nazan Öncel, Aşık Mahzuni
Şerif… Elbette özeniyorum çünkü
saygı duyduğum çok fazla şey var
o noktada. Tribute çalışmalarında
ya da kendi albümlerimdeki şarkı
seçimlerim, öncelikle o şarkıyla olan
ilişkimle ilgili. Belki daha az bilinen,
ama bir şekilde benim geçmişimde
yeri olan, bana fon müziği olmuş
şarkıları seslendirmeye gayret
ediyorum.
Söyleyerek, anlatarak
iyileşeceğime
inanmışım bir kere!
1...,15,16,17,18,19,20,21,22,23,24 26,27,28,29,30,31,32,33,34,35,...88
Powered by FlippingBook